BOŞLUK
Neden atlamışım da geçirmişim doğum günümü diye düşündüm
blog tekvimime baktığımda
sadece doğum günümü değil Aralık ayını toptan atlamışım
halbuki en huysuz olduğum en beğenmediğim, en çok yazarlığımın tuttuğu aydır.
Doğum günüm yazılarım için ilhamdır çoğu zaman, var oluşçuluğa ters bir felsefeyle doğum günü zamanlarımda mutsuz olurum ben. 2009 da bunu kaçırmışım 2010 da kısmetse derken yıl başını da kaçırdığımı farkettim…
yazık olmuş, içimdeki melankoli bana bile ihanet etti bu sefer…
SON KEZ
Ne kadar zaman oldu
Dokunmayalı sana
Bilmiyorum
Artık içimden gelmiyor demek
İstemiyorum
Kendime kızıyorum çoğu zaman
Ve sana söz veriyorum
Bundan sonra seni daha çok sevicem.
Senden bir şans daha istiyorum…
ESKİLER İÇİN

Yanında değildim diye kızma. Sendin beni bırakıp giden. Daha en başında. Sakın üzülüp darılma. Ama kuru bir özür geri getirmez senin götürdüklerini ve artık bende saramam ikimizin yaralarını. Artık herşey çok eskide kaldı…
Bir zamanlar bunu demeliydim. Şimdi bilmeyecek bile. Durup durup yaralarım azıyor. Tanrı’m sen yardım et bu acize…
KASIM

Kasımda hiç yok
Yok Kasımım aslında
Kasımda yalnızım
Birbaşkası durur hep karşımda
Bu kez olmaz derim hep
İçim acır kendimi kandırırken
Ben yalan söylerken
Kalbim kansın diye
Bir parçamı daha bırakırım
Sahte ümitlerin rehincisine
Ve hiç geri dönüp alamam
Hep kaybettiklerim bir başkasının olur
Ben hep bir başkasında yaşarım
Belki de bu yüzdendir
Karşımda hep başkalarını buluşlarım…
SEN, ÇOCUK

Sen yine gül çocuk
Sen gülmeye çalış ne olursa olsun
Belki dünya duymaz seni ama
Sen başarırsın sonunda bunu da
Sen bir dur çocuk
Onlara ayak uydurmaya kalkarsak
Yapamayız
Onlar kadar kötü olamayız biz
Sen mutlu ol çocuk
Bunun için uğraş en azından
Zaman gelecek ve sen hakettiğin cenette yaşayacaksın
Biliyorum o gün geldiğinde
Sen hala sana kötü davrananlara üzülüyor olacaksın….
FAİLİM
Yakar içimi senden sonra öptüğüm her dudak
Okumaz gözlerimi kimse senin kadar rahat
Söylenecek hiç bir söz acımı durdurmayacak
Benim katilim
Sözlerin
Benim katilim
Sende bulmam gerekipte
Başkasında aradığım her direnişim
Benim katilim
İnsafsız vicdanım
Ve benim katilim
Failim
Benim…
SOKAK ÇOCUĞU

Bir hikaye başladı.
İçimde bir sıcaklık hissetmiştim ben,
Ruhumda bir derinlik…
Ve başladı hikayem
Sevgili prensim
Sokak çocuğu sevgilim
Uyuyordu ben öperken
Masumdum ben de zaten
Bir avuç sevgi sundum
Bir kucak karşılığını aldım
En derin rüyasındayken
Sokak çocuğu aşkım
Ben de kendimi sokaklara attım
Gece yarısıydı
Soğuktu da üstelik
Islak yollarla soğuk kaldırımlar
Eşlik ederken bana
Küskün bir martının çığlığı ile irkildim
Farkettim ki sabah olmakta
Döndüm köşeyi
Sıcacık bir poğaça aldım
El arabalı poğaçacıdan
İçeri girdim
Sıcak yatağına kuruldum
Sokak çocuğuma, aşkıma sarıldım
Due ettim içimden
Tanrım nolur bir daha bana
Terketme cesaretini verme
Nolur versende
Gecenin sabahında tekrar geri al
Tıpkı bugün gibi…
Ben uyudum
O uyandı
Poğaçayı yedi ve evden çıktı
Ruhum uzaktan bir yerden bana göz kırptı
Serinledi içim
Artık bambaşka bir alemde
Küçük bir sokak çocuğunu öpmekteydim…
TEMİZLENECEK RUHUM
Saldım, boşverdim gülüp geçtim kimi zaman…
Bazen de vazgeçtim hayattan.
Kim biliyordu
Kimin umrunda
Ben bildim yaşadığımı
Yaşamakta olduğumu
Ben gördüm gündüzünü ve gecesini
Alemdeki en dürüstü ve en terbiyesizi
Küfrettim sabahlardan akşamlara kadar
Lanet ettim soysuzlardan
Ömrümü akladım
Niyetimi kaybettim ve gözlerimi kapadım
Yumdum sıkıca ve inanmak istedim
Bu çektiğim ağrılar
Bu kanser
Sürmeyecek sonsuza kadar
Belki sen dindireceksin yaramı
Belki ben sarıcam kendi kanayanlarımı
Ama bittiği gün
Gözümden akacak bir damla yaşla
Temizleyeceğim berduş ruhumu
BİR AN

Film karesi gibi bir an gelir
Bir an
Ve o anı anlarsın hemen
Işığından
Bir müzik çalınır kulağına
Birden
Ve o müziği tanırsın hemen
Tınısından
Ve işte sadece o an
Senindir hayattan çaldığın…
Sadece o an sensindir
Kendine hayran kaldığın…
Küçücük bir an
Sadece küçük bir an…
YÜZÜM

Artık özgür ruhum bir çocuğunki kadar
Saf ve temizim
Arındım artık dünya kalabalığından
Yalnız ve kimsesizim
Sevdiğim üç dört şey var
Tamamı bu kadar
Yuvarlanır dilim bir şarkı mırıldanmak için
Ve karşımda aynalar
“hey nerde o güzel balıkçı kasabası
herşeyin beyaz bir mermerden örüldüğü
hey nerde o güzel balıkçı kızları
hey nerde hey hey…”
İşte aynadki yüzüm tam da bu şarkı kadar…